21 Aralık 2009 Pazartesi

ilk devrenin ardından...

Turkcell Süper Lig'de ilk yarı sona erdi...Fenerbahçe elde ettiği 12 galibiyet ve 1 beraberlikle, 37 puanla 17. hafta sonunda liderlik koltuğunda.Galatasaray 36 puanla 2. sırada.Bursaspor,Kayserispor ve Beşiktaş ise zirve iddiası olan diğer takımlar...Düşme hattı ise önceki yıllara nazaran biraz daha sakin gibi.Ligden düşecek 1 takım zaten belliydi.Sancılı Ankaragücü-Ankaraspor birleşmesinin faturası Ankaraspor'a kesilmiş, ve mavi beyazlı ekip küme düşürülmüştü...Diğer 2 takımdan da biri kendisini belli etti ilk yarıda.17 haftadaki tek galibiyetini, Ankaraspor'u hükmen yenerek alan Denizlispor, 4 maçından beraberlikle ayrılmış ve 7 puanla ligin dibine demir atmış durumda.Ligden düşecek diğer takımı şu an için kestirebilmek zor ama, ben yine de Diyarbakırspor'un lige tutunabileceğini tahmin etmiyorum...

Kısa bir girizgahın ardından Galatasaray özelinde devam edebiliriz yazıya...

Kötü geçen 2008-2009 sezonunun izlerini atmak isteyen Galatasary yönetimi, 5 Haziran 2009'da bir devrimin ilk adımını atmış, Franklin Edmundo Rijkaard ve Johannes Jacobus Neeskens ikilisini takımın başına getirerek tüm camiayı ayağa kaldırmıştı.Transfer döneminde kadrosunun temel taşlarını koruyan ekibimiz, huzursuzluk kelimesi ile birlikte anılan Cassio Lincoln, Ümit Karan ve Hasan Şaş'tan kurtulmuş; Necati Ateş ve Volkan Yaman da Florya'nın kapısına konmuştu.Rijkaard'ın verdiği şansları değerlendiremeyen Mehmet Güven, Yaser Yıldız, Ferdi Elmas gibi gençlerle de yollar ayrılmış, Orkun Uşak ise takasta kullanılmıştı...
Henüz Rijkaard takımın başına gelmeden önce anlaşma sağlanan, Mustafa Sarp ve Leo Franco Galatasaray'ın bonservis bedeli ödemeden kadrosuna eklediği oyunculardı.2008 yazında Kewell, Baros ve Meira'nın transferlerinde etkin rol oynayan Haldun Üstünel, temmuz başında ilk bombayı patlatmış, takımın bariz sıkıntısı olduğu sağ kanadı Abdul Kader Keita ile güçlendirmişti.30 temmuz sabahı Galatasaray taraftarına müthiş bir güne uyanmıştı.Brezilya milli takımında daima yer bulan Elano Blumer'e sarı kırmızılı forma ile oynayacaktı...Servet'in Marsilya'ya gitme ihtimaline karşılık Beşiktaş'ın sözleşme yenilemekte geciktiği Gökhan Zan ile anlaşılmış, Manisa'dan alınan kaleci Ufuk Ceylan, ve sol tarafa alternatif olarak CSKA'dan kiralanan Caner Erkin transferi ile transfer dönemi başarılı bir şekilde geçilmişti...
Yeni adıyla, Avrupa Ligi gruplarına katılmak için kendisinden çok daha zayıf takımlarla karşılaşacak olan Galatasaray, 16 Temmuz günü Kazakistan'da, Tobol deplasmanında ilk FR ile ilk resmi maçına çıkıyordu.Skor olarak çok rahat olmasa da, herhangi bir sıkıntıya düşmeden Tobol'u eleyen Galatasaray'ın gençleri, bir sonraki turda Maccabi Netanja ağlarına 10 gol bırakırken kalesinde yalnızca 1 gol görüyordu.Süper Lig arasındaki maçlarda Estonya'nın Levadia Talinn ekibini 5-0 ve 1-1 lik skorlarla eleyen Galatasaray, Avrupa Ligi'nde gruplara kalmıştı...Panathinaikos, Dinamo Bükreş, ve Strum Graz'lı gruptan çıkmayı 4. maçlar sonunda garantileyen ekibimiz, şimdi şubat ayında karşılaşacağı Atletico Madrid maçını bekliyor...
Yeniden TSL'ye dönecek olursak, bu kulvardaki ilk maçına Gaziantepspor maçıyla başlayan Galatasaray seyircisini de tatmin eden bir futbolla galibiyet serisine başlamıştı.Beşiktaş ve Kayserispor galibiyetlerini de içeren 6 maçlık seri ASY'deki Eskişehir maçı ile son bulmuştu.Ertesi hafta Ankaragücü'ne 3-0 yenilen takımın moralini 4-3 lük Trabzonspor maçı düzeltiyor, 10. haftada Kadıköy'e lider Fenerbahçe'nin 2 puan gerisinde 2. sırada gidiyordu Galatasaray.Şükrü Saracoğlu'nda yıllardır süren talihsizliğini yenemeyen ekibimiz sahadan 3-1 lik yenilgi ile ayrılıyordu.Ancak ŞSS'de tek kaybedilen 3 puan değildi.Emre Belözoğlu'nun müdahalesi ile tarak kemiği kırılan Milan Baros takımını ilk yarı sonuna kadar yalnız bırakacaktı.Ayrıca Carlos'a attığı yumruk yüzünden kırmızı kart gören Keita'ya 3 maçlık bir ceza verilmişti.Baros ve Keita'yı kaybeden takım eski ahengini de yitirmişti.Dahası, takımın bitiriciliğinin düştüğü de istatistikler ile açıkça ortadaydı.Buna karşın eskiye nazaran kalesinde daha az pozisyon veren Galatasaray, Sivas ve Diyarbakır engelini aşmıştı.Takım düzene girdi derken, ASY'de adeta gol kaçırma yarışına giren Galatasaray, Manisaspor beraberliği ile zirve yolunda ciddi bir yara almıştı.Bursa deplasmanından da eli boş dönen Galatasaray,adeta Manisa maçının tekrarı niteliğindeki, ASY'deki İBB maçı ile galibiyet hasretini 3 maça çıkarıyordu...Ertesi hafta Antalya deplasmanında 2-0 mağlup duruma düşmesine karşın maçı 3-2 kazanan sarı kırmızılı oyuncular, bu takıma güvenin diyordu adeta.Ligin son haftasında, TSL'nin kalburüstü ekiplerinden Gençlerbirliği'ni deviren Galatasaray, lider Fenerbahçe'nin ardından ilk yarıyo ikinci sırada kapatıyordu...
Birçok maçını önemli oyuncularından yoksun oynayan Galatasaray Avrupa ve TSL'de gayet iyi bir durumda bence.Takımın performansını oyuncular üzerinden değerlendirerek ara transfer dönemi için fikirlerimi de belirtmek istiyorum.
Kaleden başlayalım.Atletico Madrid'ten gelen Leo Franco kalesinde güven vermiyor.Cepheden gelen toplarda kötü olmasa da, yan toplarda büyük hatalar yapıyor.Ayrıca bir saatli bomba hissi yaratıyor taraftar üzerinde, yaptığı çok riskli ve bazen hatalı hareketleriyle.Bence Galatasaray kalesini Leo korumamalı, ama sözleşmesi gereği yolların ayrılamayacağını da biliyorum...
Defanstan bahsederken, öncelikle Sabri Sarıoğlu'nun performansındaki ciddi artışa değinmek gerek.FR ile birlikte yeniden doğan Sabri, Keita ile çok iyi anlaşıyor.Bu sezonki birçok maçta da taraftarın alkışını aldı zaten.Uğur da iyi bir alternatif o bölgede.Defansın göbeğinde 4 oyuncumuz var.Ancak Servet, Gökhan, ve Emre'ler birbirine benzer oyuncular.Zaten bu bölgede kaliteli bir oyuncuya ihtiyacımız olduğunu herkes biliyor, teknik heyet ve yönetim de bu konuda bir karar almıştır elbette.Defansın solunda Hakan Balta iyi bir performans sergileyemedi ilk yarı boyunca.Son haftalarda ümit veren bir Caner Erkin var sahada.Alparslan ise yetersiz oyunculardan, muhtemelen ocakta yollar ayrılacak onunla...
Orta sahamız takımımızın en önemli bölgesi.Bu bölgede çok oyuncu denedi FR, ancak hala ideal bir 3lümüz oluşmadı.Mehmet ve Mustafa Sarp'ın birlikte yer aldığı bir orta saha üçlüsü ofansif anlamda pek bir varlık gösteremiyor.Bu ikilinin birlikte oynadığı maçlarda top çıkarmakta zorlanıyoruz.Zaten nedense Elano'yu topla buluşturamıyoruz...Ayhan takımda misyonunu tamamlayan oyunculardan.Barış ise futbol zekasından yoksun bir oyuncu.Linderoth olayı da belli değil.Oynadığı birkaç maçta bizi heyecanlandırsa da, nedense sonradan yer bulamadı kendine takımda...
Takımımız hücum hattında birbirinden değerli, ve farklı özelliklere sahip oyuncular var.Kewell ve Keita çok fantastik oyuncular.Keza Arda ve Baros da her an herşeyi yapabilecek potansiyeldeler.Nonda da yedek klübesinde yer almalı bence.Ancak sezon başında yazıldığı gibi, Sercan transferinde takas olarak kullanılırsa da çok sevinirim..Bu bölgeye de bir takviye yapacağımız kanısındayım...
Sene başındaki umudumun daha ötesinde şu anda Galatasaray.Sonsuz güvenim olan FR ile her geçen gün daha iyiye gidiyor/gidecektir takımımız.Sezon öncesindeki kampa katılmayan Elano devre arası kampında yer alıp performansını günden güne artıracaktır.İlk yarıyı liderin 1 puan gerisinde tamamlayan Galatasaray'ımızın şampiyonluk ipini göğüsleyeceğine yürekten inanıyorum...
Ziraat Türkiye Kupası'ndaki Trabzonspor maçının ardından görüşmek dileğiyle...

1 yorum:

  1. Evladım paragraflar arasında boşluk bırakırsan çok daha çık olma mı:)) pes etme lan bı de:) Ya yaz ya kapa:D

    YanıtlaSil